Yeni yöreselcilik

Yeni yöreselcilik veya İkinci Ulusal Mimarlık Akımı, 1940’lı yıllarda başlayıp 1950’lerde de devam eder.

Türkiye Cumhuriyeti’nin en önemli dönüm noktalarından birisi ilk cumhurbaşkanı olan Mustafa Kemal Atatürk’ün 1938 yılında vefat etmesidir. İkinci önemli olay da aynı sene İkinci Dünya Savaşı’nın başlamasıdır. Hem savaşın getirdiği ekonomik olumsuzluklar, hem savaş dolayısıyla yurtdışından gerekli yapı malzemelerinin getirilememesi, hem de dönemin aşırıcı milliyetçi ortamına paralel olarak yabancı mimarlara duyulan tepkilerin artması nedeniyle mimarlık alanında milli değerlere dönülmesi talebi ortaya çıkmıştır.

Bu dönemde tıpkı Birinci Ulusal Mimarlık Akımında olduğu gibi Osmanlı mimarisi ve özellikle Selçuklu yapılarının mimari özellikleri baz alınmıştır. Bu iki mimari anlayışa ek olarak Türk konut mimarlığının özellikleri de bu akımın uygulayıcıları tarafından kullanılmıştır. Ağırlıklı olarak klasik Osmanlı formlarını kullanan Birinci Ulusal Mimarlık Akımı zamanında gericilik olarak nitelendirilmişse de, İkinci Ulusal Mimarlık Akımı bu şekilde bir eleştiriye pek maruz kalmamıştır. Bunun en önemli nedenlerinden birisi modern mimarinin öğelerinin ikinci üslupta daha yaygın kullanılmasıydı. Kolay monte edilebilen hafif taşıcı sistem ve mekanlara cömertçe güneş ışığı sağlayan geleneksel ahşap ev mimari öğeleri, İkinci Ulusal Mimarlık Akımının beklentilerini fazlasıyla karşılamıştır.

 

uuuuu

 


Yorum yap

Son düzenleyen: admineso Tarih: 12/10/2017.

Bu makale yayınlanmasından bu yana revize edilmemiştir.

Yazıyı oluşturan admineso Tarih: 02/11/2015.

X
X