Gotik

12.yy’ın ilk yarısında Fransa’da ortaya çıkan ve yüzyıl içinde tüm Avrupa’ya yayılan Gotik üslup, ortaçağ sanatsal gelişiminin son büyük evresidir.

Kaynağı Kuzey Fransa’da Sens, Reims ve Rouen piskosposluklarıdır. 13.yy’dan 15.yy’a değin geçen süre çeşitli aşamalara uğrayan Gotik üslubun, 15.yy’da yaygınlığınlığının doruk noktasına ulaştığı ve uluslar arası gotik adını adını alır. Tüm sanat dallarında görülmekle birlikte Gotik daha çok bir mimarlık üslubudur. 13.yy’da Kilisenin kent ve kent yaşamı üzerinde büyük bir etkisi vardır. Katedral Gotik sanatın anıtsal bir ifadesidir. Gotik mimarlık, Romanesk mimarlık öğelerinden çok yararlanılmıştır. Gotik’in en belirgin özelliği olan “kaburgalı tonoz” 11.yy sonunda Lombardiya’da ve Güney Fransa’da, 12.yy’da İngiltre’de Durham Katedralinde ortaya çıkar. Gotik mimarlık üslubu, “sivri kemer” ve “kaburgalı çapraz tonoz” kullanımıyla tanıtıcı niteliğini kazanmıştır.

Gotik stilin özelliklerinin belirdiği ilk yapı olan Fransa’daki Saint Denis Manastırı, Portekiz’de Batalhar Manastırı, Fransa Avignon’da “Papalar Sarayı” bunlara örnektir.

Gotik sanatının mimarları, ağırlığın itme kuvvetini ve yönünü tespit ederek, baskıyı kemerlere ve fil ayaklarına aktardılar. Böylece yapının tamamı dengeye faydalı olan elemanlara bağlandı. Ayakların ağırlığı duvarların üzerinden kendi üstlerine almasıyla duvarlara vitray süslemeler yapıldı. Cephelerde bulunan çok sayıda cam ve vitray gotik yapıların karakteristik özelliklerinden biri oldu. Ağırlığa tamamıyla hakim olan Gotik mimarisinde yapılar, sanki yükselerek uçuyormuş gibi bir his verir.

Gotik mimari tarzının önemli özelliği sivriliktir. Roma mimarisindeki yaygın kubbeler yerine, dilimli kubbeler, yuvarlak kemerler yerine, sivri ve birbirini kesen kemerler kullanılmıştır. Dini yapılarda aranan diğer bir husus ise büyüklük ve yücelik hissinin uyandırılmasıdır. Pencerelerin bol olması, pencere camlarının renkli olması, çatılardaki okumsu kuleler dikkati çeken diğer özelliklerdir.

Kaburgalı tonoz sisteminin kullanılması, çatı yükünün, içten uçan payandalarla yapının bir tür askıya alınması gibi teknik çözümler bu üslubun getirdiği yeniliklerdir. Sonuçta taşıyıcı olmaktan çıkan duvarlarda vitraylarda bezeli büyük pencere boşluklarının açılmasına olanak sağlanmıştır. Gotik üslubun Erken Gotik, Işınsal gotik, Alevli gotik gibi dönemleri vardır. Bu dönemler her ülkede farklı tarihlerde ortaya çıkmıştır. Fransa’da farklı mekân ve kütleleri gruplayan Romanesk kiliselerin tersine gotik mimarlık birleşilmiş tek bir mekân anlayaşına eğilim gösterir.

 

221133


Yorum yap

Son düzenleyen: admineso Tarih: 19/10/2017.

Bu makale yayınlanmasından bu yana revize edilmemiştir.

Yazıyı oluşturan admineso Tarih: 02/11/2015.

X