Dekonstrüktivizm

Dekonstruktivizm, postmodern mimarinin ardından, yapılmış olanı yapısöküme uğratma prensibi çerçevesinde doğdu. En önemli ve ünlü temsilcisini ünlü mimar Frank Gehry?nin şahsında bulan akımın temel özellikleri arasında eğik, katlanmış ya da orantısız görünümlü dış yüzeyler geliyor. Birçok mimari akımda olduğu gibi, dekonstruktivist yaklaşım da kendisinden önceki baskın formların reddedilmesi üzerine kurulu bir anlayış. Temel mantık, günümüzün ileri teknoloji ve makina çağında, çok bile yaşamış  olan biçim işlevi takip eder, biçimin saflığı, malzemeye sadakât gibi kuralları bırakmanın zamanı geldiği üzerine kurulu.

Dekonstrüktivizmin yaratıcı ve isim babası Derrida, kendi metodunu bir mimari tasarım olarak ileri sürmez. Ancak, felsefe ve mimarlık arasındaki bağ, Philip Johnson, Mark Wigley ve Peter Eisenman tarafından kurulmuştur.

Dekonstrüktivizm (yapıbozum) terimini ilk kez New York Timesta tasarım üzerine yazı yazan Joseph Giovannini kullanmıştır. Dekonstrüktivizm bir yandan Batı metafiziğinin rasyonelciliğini ve usculuğunu sorgulamaktadır. Bu sorgulama sırasında ise Batı metafiziğinin ikili karşıtlıklar üzerine kurulu olduğuna değinir ve dekonstrüksiyon işlemi bu ilişkiyi ortaya çıkarır. İkinci terimin, birincisini tarih boyunca bastırdığını ve aslında egemen terimin kimliğin ve varlığın zorunlu koşulu olduğunu gösterir. Örnek vermek gerekirse, akılcı olmayanı, akılcı olanın içine dahil ederek bastırılmış olanı ortaya çıkarır.
 
Aslında dekonstrüktivizm; modern dünyanın belirsizlik, yıkıcılık ve yabancılaşma gibi kavramlarını içeren fenomolojinin (görüngü bilim) işaret ettiği tesadüfi dünyayı dışlamak yerine bütün olumsuzluklarıyla kabul eden bir ?modernizm?dir. Dekonstrüktivist mimarlığın gerçeği, güçlü normları tanımlama sürecinde özenli bir çalışmadır.
 
Mimarlık alanında ise her mimar saf şeklin değişik dilemlemesini yapar. Böylece hepsi yalancı bir mimari kontrolsüzce aşina olandan aşina olmayana doğru kayan ve kendini bozan bir mimari üretir. Aslında dekonstrüktivizm temel bir fragmantizm becerisi değildir. Düşünme, yerleştirme, kendini refere eden teklikte asla olmaz. Bu yüzden toplama ve ayrılma, bu yüzden süreklilik ve devam, bu yüzden daima hazır, dikkat çekici dekonstrüktivist estetik oluşmuştur.
 
Dekonstrüksiyon sanıldığı gibi yıkım ve erime demek değildir. Gözle görülen dengeli şekiller içerisinde, yapısal problemleri ortaya çıkartarak, yapısal çöküntüye de neden olmamaktadır. Tam tersine
dekonstrüksiyon bu yapılara çok uyumlu üniter, dengeli ve durağan değerler kazandırmaktadır. Bu da, yapılarda meydana gelen hataları bulmaya çalışan esas görüştür. Dekonstrüktivist mimar, binaların yıkımı ile ilgilenen kişi değil, tersine yapılarda meydana çıkan uygunsuz durumları belirleyen kişidir. Dekonstrüktivist mimar geleneksel mimarinin zemin üzerindeki şekillerini ortaya koyup bunları tanımlar. Dekonstrüktivist projede form kendi kendini alt üst etmektedir. Bu iç alt-üst oluş fonksiyonu yıkmamaktadır. Kısacası fonksiyon etkilenmez. Bu bir mimari sapma, eğilme ve bükülmeden çok, kompozisyonu bozma, yıkma eriyip kaybolma veya entegre olmamak olarak değerlendirilmelidir.
 
Dekonstrüktivizmde mükemmel form, mükemmel olmayan bir sonuca gitmektedir. Bu ikili birbirinden ayrılmaz parçalar gibi görülür. Bu çelişkiden kaynaklanan rahatsızlık duygusu aslında forma denge ve kimlik kazandırmak amacındadır. Mükemmeliyet, her zaman mükemmel olmamayı doğurur. Yani kusursuzluk da bir kusur olarak değerlendirilmektedir. Bu görüş projelerin formları içersinde kendini göstermektir. Dekonstrüktivist mimarlar aslında gelenekseli terk etmemiştir. Aksine, gelenekselin ortasında yerleşerek mimarinin her zaman etkilendiğini göstermiştir bu mimarlar gelenekselin içine iyice yerleşip ve iç mantığına sadık kalarak, zamanla daha güçlü bir şekilde gelenekselin içindeki bazı sorunları keşfetmişlerdir.
 
Yine de eğer, bu yapılar malzemeleri ve formalarından dolayı izleyici ve kullanıcısında güvensizlik uyandırıyorsa, bu dayanıksız olduklarından değildir. Çünkü yapılar son derece sağlamdır. Fakat alışılmışın dışında bir şekilde düzenlenmiş bizim geleneksel anlayışımızı değiştirmiştir.

 

333222444


Yorum yap

Son düzenleyen: admineso Tarih: 02/11/2015.

Bu makale yayınlanmasından bu yana revize edilmemiştir.

Yazıyı oluşturan admineso Tarih: 02/11/2015.

X
X