Chrysler Binası

Art Deco mimarlık alanındaki klasikleşmiş örneklerden birisi olarak gösterilen Chrysler Binası, birçok çağdaş mimar tarafından New York?taki en güzel binalardan birisi olarak nitelendirilir. 2007 yılında AIA tarafından yayımlanan Amerika?nın Favori Mimarlık Listesi adlı listede dokuzuncu sırada yer almıştır. Her ne kadar bu gökdelenin bir kısmı Chrysler Şirketi?nin ofisleri olarak 1930 yılında 1950?li yılların ortasına kadar kullanılmışsa da binanın inşaatında şirketin hiçbir rolü olmamıştır. Walter P. Chrysler inşaatın tüm masraflarını şahsi olarak karşılamış ve bu binayı çocuklarına bırakmayı amaçlamıştır.

Chrysler Binası, mimar William Van Alen tarafından Walter P. Chrysler için tasarlanmıştır. Gökdelenin inşaatına 19 Eylül 1928 tarihinde başlandığında New York şehrindeki dünyanın en yüksek gökdeleninin inşaatı için oldukça çekişmeli bir rekabet vardı. Bu nedenden dolayı binanın inşaatı oldukça hızlı bir şekilde gerçekleşmişse de (haftada ortalama dört kat inşa ediliyordu), bu inşaat sırasında hiçbir inşaat işçisi, bir iş kazası sonucu ölmedi.

Van Alen?in bu gökdelen için tasarladığı orijinal tasarım süs amaçlı adeta mücehver ile süslenmiş bir camdan bir zirve ile yapının sonlandırılması öngörülmüştü. Bu orijinal tasarımın tabanındaki pencereler, bugünkülerin üç katı yüksekliğinde idi ve üzerinden oniki katlı köşeleri cam kaplı bir kulenin yükselmesi amaçlanmıştı. Böylelikle kulenin, fiziksel ve görsel olarak adeta havada uçacak kadar hafif olduğu izlenimi verilmek isteniyordu. Orijinal gökdelenin 246 metre yüksekliğe çıkması öngörülmüştü. Ancak William H. Reynolds projeyi çok modern ve masraflı bulması nedeniyle, Van Alen?in orijinal planına onay vermedi. Tasarımın ve projenin kira kontratının Walter P. Chrysler?a satılmasından sonra Walter P. Chrysler?in isteği doğrultusunda Van Alen projeyi tekrar gözden geçirdi ve birkaç kat daha ekleyip gökdelenin 282 metreye yükselmesinde anlaşıldı. Walter P. Chrysler?in Chrysler Şirketi?nin genel müdürü olması nedeniyle başta canavar şeklinde gargoyleler olmak üzere binadaki birçok mimari detay Chrysler?in otomobil ürünlerinden esinlenmiştir. Plymouth?un motor kapağı gibi mimari süsler, 1920?lerde moda olan makina çağı uygulamalarına örnek teşkil etmektedir.

Gökdelenin inşaatına 19 Eylül 1928 günü başlandı. Toplamda 400.000 perçin cıvatası ile yük taşımayan duvarların örülmesi için yaklaşık 3.826.000 adet tuğla kullanıldı. Yüklenici firmalar, müteahhitler, mühendisler, mimarlar ve inşaat ile ilgili kalemlerdeki uzmanların bir araya geldiği bir inşaat takımı oluşturuldu.

Chrysler Binası?nın inşaatının tamamlanmasına yakın bir dönemde rakip bir proje olan ve H. Craig Severance tarafından tasarlanmış 40 Wall Street ile aynı yüksekliğe ulaştı. Bunun üzerine H. Craig Severance, projesinin yükseliğini arttırarak dünyanın en yüksek binası ünvanını elde ettiklerini kamuoyuna duyurdu. Buna karşılık William Van Alen, 56.3 metre yüksekliğindeki bir antenin binanın üzerine eklenmesi için izin aldı ve antenler şantiyeye 4 parça halinde getirildi. 23 Ekim 1929 tarihinde antenin alt kısmı binanın en üst tarafına vinç ile çıkarıldı; sonra 66. kata doğru indirildi. Kalan diğer anten parçaları da vinç ile çıkarıldı ve tüm parçalar sadece 90 dakika içinde birbirine monte edildi.

Eklenen anteni ile Chrysler Binası, inşaatın 28 Mayıs 1930 tarihinde tamamlanmasıyla 40 Wall Street Binası?nı da geçerek dünyanın en yüksek binası ünvanını alırken; Eyfel Kulesi de dünyanın en yüksek yapısı ünvanını korudu. Gökdelenin açılmasından bir yıl kadar sonra, 27 Mayıs 1931 tarihinde, Empire State Binası tamamlandığında yükseklik rekorunu Chrysler Binası?ndan aldı fakat Chrysler halen dünyanın en yüksek çelik taşıyıcı sisteme sahip tuğla binasıdır.

Chrysler Binası Art deco mimarinin en önemli örneklerinden birisi olarak kabul edilmektedir. Daha önceden denenmemiş bir metod uygulanarak, dış cephe süslemeleri için zamanının Chrysler marka otomobillerinden kullanılan bazı dekoratif öğeleri kullanılmıştır. 61. katın köşelerindeki kartallar 1929 yılında üretilmiş Chrysler marka arabanın motor kapağından esinlenilerek tasarlanmıştır; 31. kattaki köşe süslemeleri ise 1929 yılında üretilmiş Chrysler radyotör kapaklarının kopyasıdır. Binanın taşıyıcı sistemi çelik, dış cephe kaplaması metal olup; iç mekânlar tuğla duvarlar ile birbirinden ayrılmıştır. Yapının cephesinde toplam 3.862 pencere yer almaktadır. Otis tarafından tasarlanmış ve monte edilmiş 8 asansör binaya hizmet vermektedir. 1976 yılında Chrysler Binası, ABD İçişleri Bakanı tarafından, Ulusal Tarihi Önemli Eser olarak ilan edildi.

 

1 2 3

4 5 6

Share on Pinterest

Yorum yap

Son düzenleyen: admineso Tarih: 06/11/2015.

Bu makale yayınlanmasından bu yana revize edilmemiştir.

Yazıyı oluşturan admineso Tarih: 06/11/2015.

Mimarlık RobotuGenel BilgiMaliyet HesaplamaDoğru Mimarı SeçMimarlık OfisleriTasarım DuvarıSosyal ForumAnahtar Teslim
X