Nükleer Enerji Pahalı ve Tehlikeli 1

Nükleer Enerji Pahalı ve Tehlikeli

398 İzlenme
0

Avrupa Birliği (AB), bazı nükleer enerji ve doğalgaz projelerini “yeşil” yatırım olarak sınıflandırma konusundaki planlarına tepkiler sürüyor. AB Komisyonunda gündemine gelmesi beklenen taslağı değerlendiren Sussex Üniversitesi’nden Dr. Paul Dorfman, tasarıya karşı çıkan Avrupa ülkelerinin çoğunlukta olduğuna dikkat çekerken Almanya İklim Bakanlığı’na bağlı İklim Koruma Daire Yöneticisi Arne Fallerman ise “Nükleer enerji, milyonlarca yıl boyunca atık bertarafı için maliyet yaratacak çok pahalı bir teknoloji. Sürdürülebilir değil.” ifadelerini kullandı.

BirGün’den Gökay Başcan ve Umut Serdaroğlu’nun haberine göre; ekonomik faaliyetlerin çevresel olarak sürdürebilir olup olmadığını belirleyen bir sınıflandırma sistemi olan taksonomi kurallarına ilişkin tasarı ile nükleer enerji ve doğalgaz yatırımlarının belirli şartlar altında iklim dostu olarak nitelendirilmesi planlanıyor.

AB Komisyonu’nun hazırladığı tasarıya göre, radyoaktif atıkların güvenli bir şekilde ortadan kaldırılması garanti edildiği takdirde, nükleer santrallere yapılacak yatırımların sürdürülebilir olarak sınıflandırılması öngörülüyor. Bu durumda, 2045 yılına kadar santrallerin inşasına izin verilebilecek.

Fikir ayrılığı
Avrupa’nın büyük çoğunluğu tasarıda yer alan doğalgazın yeşil yatırım olarak sınıflandırılması konusunda hem fikir olsa nükleer konusunda farklı düşünüyorlar. Fransa’nın başını çektiği Polonya ve Çek Cumhuriyeti gibi ülkeler nükleer konusunda ısrarcıyken Almanya, Avusturya ve Lüksemburg gibi ülkeler nükleere karşı.

Pahalı ve riskli
Ülkelerin tutumunu ve tasarıyı değerlendiren Dr. Paul Dorfman nükleerin yeşil olarak sınıflandırılamayacağını belirtiyor. Avrupa’nın reaktör filosu ortalama yaşının 34 olduğunu hatırlatan Dr. Dorfman, “Tasarım ömrü yaklaşık 40 yıl. Kaza riski doğal olarak reaktörlerin uzun yıllar kullanımı ile beraber artıyor. Örneğin şu anda 17 Fransız nükleer reaktörü yaşanan arızalar nedeniyle devre dışı. Aynı zamanda Avrupa’da, yenilenebilir kaynaklar, birincil güç kaynağı olmak için fosil yakıtları geride bıraktı. Finans açısından bakıldığında nükleer, yenilenebilir enerjiden çok daha pahalı ve finansal piyasa yatırımları için çok daha riskli. Bu yüzden çok büyük kamu sübvansiyonlarına ve kredi garantilerine bağlı. Bütün bunların anlamı, basında çıkan son nükleer endüstri lobiciliğine rağmen, nükleer Avrupa’da tartışmalı bir konumda.” ifadelerini kullandı.

Ülkelerin fikir ayrılıklarına değinen Dr. Dorfman şu ifadeleri kullandı: “Avrupa kendi içinde bölünmüş gözüküyor. Bir taraftan Fransa ve Polonya, Çekya ve Slovakya gibi AB’ye üye ülkeler nükleerin taksonomiye dahil edilmesini destekliyor. Öte yandan Almanya (Avrupa’nın en güçlü ekonomisi), Avusturya, Danimarka, İspanya ve Lüksemburg nükleerin taksonomiye dahil edilmesine şiddetle karşı çıkıyor. Bir bütün olarak bakıldığında karşı çıkan Avrupa üye devletleri daha fazla. Tasarıya karşı Avusturya yasal bir işlem başlatabilir. Şu an için, Almanya ve İspanya nükleere şiddetle karşı çıksa da henüz yasal işlem girişiminde bulunmadılar.”

Fransa başta olmak üzere bazı Avrupa ülkelerinin tasarıyı desteklemesine ilişkin konuşan Almanya İklim Koruma Daire Yöneticisi Arne Fallerman, “Bazı ülkeler kendi enerji sistemlerindeki güçlü pozisyonu dolayısıyla nükleeri ideal enerji olarak görüyorlar. Ne kadar isteseler de enerji sistemlerini yenilenebilir kaynaklarla değiştirdiklerinde istedikleri enerjiyi sağlayamayabilirler. Bu yüzden nükleer enerjiyi destekliyorlar” dedi.

 “Avrupa’da nükleer filo yaşlanıyor ve yeni yapımı süren çok az. Bu hamle nükleer lobinin, endüstriyi kurtarma çabası mı?” sorusuna yanıt veren Fallerman, “Evet, tabii ki bu durum sektörü canlı tutmak için gerekli devasa yatırımların gerçekleşmesini kolaylaştırıyor ki bu bence oldukça dar görüşlü bir fikir. Nükleer enerji, milyonlarca yıl boyunca atık bertarafı için maliyet yaratacak çok pahalı bir teknolojidir. Hiç sürdürülebilir değil.” ifadelerini kullandı.

Almanya’nın tutumunu değerlendiren Fallerman, “Planımız daha çok yenilenebilir, rüzgar ve güneş enerjisine geçmek. Buna, uzun vadede hidrojen gibi gerekli şebeke yedekleri eşlik edecek. Genel olarak ve gerçekçi yaklaştığımızda yüzde 100 olarak yenilenebilir enerjiye 2040 yılından geçmek bizim önceliğimiz.” diye konuştu.

Haberin tamamına linkten ulaşılabilir.

Yorum Ekleyin

ocak, 2022

( )H:i01oca00:00Kente Doğru

( )H:i20şub(şub 20)00:00Opus II – Fantasia

07nis(nis 7)00:0006mar(mar 6)00:00Düş Suda

01may00:0014şub(şub 14)00:00Beirut Port Competition

17tem(tem 17)00:0002oca(oca 2)00:00“Kente Doğru” Sergisi

01eyl00:0015nis(nis 15)00:00Mimarlık Öğrencileri için Uluslararası VELUX Yarışması 2022

21eyl(eyl 21)00:0027şub(şub 27)00:00BURASI

04eki(eki 4)00:0015oca(oca 15)00:00“Mimarca Mekân Anlatımı” Metin Yarışması 2021

09eki(eki 9)00:0027mar(mar 27)00:00Ben-Sen-Onlar: Sanatçı Kadınların Yüzyılı

19eki(eki 19)00:0025mar(mar 25)00:00Kâğıt Üstüne

X
X