Antalya'nın Sahil Kesimlerinde 'Sıvılaşma' Tehlikesi 1

Antalya’nın Sahil Kesimlerinde ‘Sıvılaşma’ Tehlikesi

239 İzlenme
0

Kumluca ilçesi açıklarında, 2 Kasım’da meydana gelen 4.7 büyüklüğündeki deprem, kentin birçok noktasından hissedildi. Sarsıntının ardından Jeofizik Mühendisleri Odası Antalya Şubesi, depremin odak noktası Kumluca’nın zemin sıvılaşması bakımından riskli olduğunu ve depremin büyüklüğünün zeminin yapısına göre daha da yükselebileceğine ilişkin uyarıda bulundu.

DHA’da yer alan habere göre; Kumluca’nın zemininden dolayı çok riskli bölgede olduğunu belirten Jeofizik Mühendisleri Odası Antalya Şube Yönetim Kurulu üyesi Atakan Yüklü, “Kumluca sıvılaşmanın çok yüksek olduğu bir nokta. Yer altı suyu seviyesi çok yüksek. Toprakta 1 metre sonra suya giriyorsunuz. Böyle bir zeminde yüksek katlı binalarımız var. Deprem dalgası bu zemine vurduğu zaman içerideki suyu boşaltıyor ve bina suyun içerisine gömülüyor.” diye konuştu.

‘Kalkan depremi Serik’i vurdu’
Sıvılaşmanın Antalya’daki sahil bölgelerinde yerleşim alanları için riskli bir durum olduğunu kaydeden Yüklü, “Beklediğimiz Akdeniz depreminde oluşacak deprem dalgaları suya doygun zeminlerde bize sıvılaşmayı gösterecektir. Yıkımın en büyüğü de bu şekilde olacaktır. Bu depremin Alanya’da hissedilmesinin sebebi de yine sıvılaşmayla alakalı. 1969 yılında Kalkan açıklarında bir depremde Serik’teki Silyon Antik Kenti etkilenmiş.” dedi.

Zeminin depremi büyütme etkisini çalışmalarıyla ortaya koyduklarını dile getiren Yüklü, “Zemininizin durumunu öğrendiğiniz zaman korkunuzun olmaması gerekiyor. Binamızı yapmadan önce jeofizik etüdünü yaptırıp zeminin sıvılaşıp sıvılaşmayacağını görmek gerekiyor. Alüvyon zeminlerde Kumluca, Demre, Finike’nin sahil kısmı Aksu ve Serik’in sahil kısımları buralar alüvyonlu tarım toprakları. Ürün yetişmesi gereken yerlere dikilen binalar sıvılaşmadan kötü şekilde nasibini alırlar. Bu bölgelerin hepsi risk altındadır. Ne yazık ki biz gevşek zeminlere yüksek katlı binalar yapıyoruz.” diye konuştu.

‘Binaların kontrol edilmesi gerek’
Atakan Yüklü, 2000 yılı öncesi yapılmış tüm binaların kontrol edilmesi gerektiğini vurgulayarak, “Jeofizik mühendisleri binanın röntgenini çekerek binanın çürük olup olmadığını belirleyebiliyor. ‘Çök, kapan, tutun’ diye eylemimiz var. Bu eylem öncesinde binanıza güvenmeniz gerekir. Binanın içinde çöktünüz, kapandınız bunun amacı oda içerisindeki eşyadan korunmak içindir. Ancak çürük binada bu eylemi gerçekleştirmenin bir yararı olmayacaktır.” dedi.

Yorum Ekleyin

REKLAM ALANI

Reklam Vermek?

aralık, 2022

10mar(mar 10)00:0004ara(ara 4)00:00İo’nun Yeni Sesi

31mar00:0031ara00:00Locus Solus

23may(may 23)00:0029oca(oca 29)00:00Arter'den İki Yeni Sergi

11agu(agu 11)00:0020oca(oca 20)00:005. UIA Mimarlık ve Çocuk Altın Küp Ödülleri

18agu(agu 18)00:0002şub(şub 2)00:00Design Educates Awards 2023

29agu(agu 29)00:0007şub(şub 7)00:00eVolo 2023 Skyscraper Competition

10eyl00:0010ara00:00İMALAT-HANE Yeni Sezonu İki Yeni Sergiyle Karşılıyor

13eyl(eyl 13)00:0029oca(oca 29)00:00“Yaşayan Pramit” Eseri Yaşam Döngüsüne Başladı

13eyl(eyl 13)00:0004ara(ara 4)00:00Sessiz Yankılar: Notre-Dame

14eyl(eyl 14)00:0012şub(şub 12)00:00Ben Kimse. Sen de mi Kimsesin?

X
X