Yeni Yöreselcilik

Okuma Süresi: 2 dak

 

Yeni yöreselcilik veya İkinci Ulusal Mimarlık Akımı, 1940’lı yıllarda başlayıp, 1950 yıllarına kadar Türkiye’de etkisini göstermiş ve dönemin yükselen totaliter ve milliyetçi düşünce tarzından etkilenmiş bir mimari üsluptur.

Türkiye Cumhuriyeti’nin en önemli dönüm noktalarından birisi, ilk cumhurbaşkanı olan Mustafa Kemal Atatürk’ün 1938 yılında vefat etmesidir. İkinci önemli olay da, ardından İkinci Dünya Savaşı’nın başlamasıdır.

Hem savaşın getirdiği ekonomik olumsuzluklar, hem savaş dolayısıyla yurtdışından gerekli yapı malzemelerinin getirilememesi, hem de dönemin aşırıcı milliyetçi ortamına paralel olarak yabancı mimarlara duyulan tepkilerin artması nedeniyle mimarlık alanında milli değerlere dönülmesi talebi ortaya çıkmıştır.

Bu dönemde tıpkı Birinci Ulusal Mimarlık Akımında olduğu gibi Osmanlı mimarisi ve özellikle Selçuklu yapılarının mimari özellikleri baz alınmıştır. Bu iki mimari anlayışa ek olarak Türk konut mimarlığının özellikleri de bu akımın uygulayıcıları tarafından kullanılmıştır. Ağırlıklı olarak klasik Osmanlı formlarını kullanan Birinci Ulusal Mimarlık Akımı zamanında gericilik olarak nitelendirilmişse de, İkinci Ulusal Mimarlık Akımı bu şekilde bir eleştiriye pek maruz kalmamıştır. Bunun en önemli nedenlerinden birisi modern mimarinin öğelerinin ikinci üslupta daha yaygın kullanılmasıydı.

Kolay monte edilebilen hafif taşıcı sistem ve mekanlara cömertçe güneş ışığı sağlayan geleneksel ahşap ev mimari öğeleri, İkinci Ulusal Mimarlık Akımının beklentilerini fazlasıyla karşılamıştır.

Cumhuriyetin ilk yıllarında yeni bir devletin kurulmasının heyecanı ve geleneğe karşı kuşku geliştirilmesi, 1940’lı yıllarda dünyada da yaygınlaşan milliyetçilik akımlarının etkisiyle yerini daha ulusal akımlara bırakması hususuna en çarpıcı örneklerden birisi Ankara’da yer alan eski Sergi Evi’dir. Şevki Balmumcu tarafından 1933 ile 1934 yılları arasında işa edilen Sergi Evi, orijinal haliyle Sovyet Yapısalcılığı stiline yakın bir tasarım idi. Başka yorumlara göre bu tasarım aslında De Stijl yani Neo-plastisizm stilinde bir yapı idi. Ancak yapı Paul Bonatz tarafından yeniden tasarlandı ve Ankara Opera Sahnesi olarak 1948’te kullanıma açıldı. Halen Ankara’daki tek kullanımda olan opera salonu olan bu binanın ilk modernist çizgileri tamamen klasikleştirilmiş, revaklar, takılar ve süsler ile İkinci Ulusal Mimarlık Akımı üslubuna uygun hale getirilmiştir.

İkinci Ulusal Mimarlık Akımı’nın en önemli temsilcileri Sedat Hakkı Eldem ve Emin Onat’tır. Ayrıca Bruno Taut da bu akımla özdeşleştirilmiş tasarımlar gerçekleştirmiştir. Sedat Hakkı Eldem ile Emin Onat’ın birlikte yapmış olduğu tasarımlar arasında en tanınmışı İstanbul Üniversitesi’ne ait Fen Fakültesi ve Edebiyat Fakültesi binaları (1944-1952) ve İstanbul Adalet Sarayı (1949) binasıdır. İstanbul Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi yapılarının en belirgin özelliklerinden birisi simetriye önem vermesi ve anıtsal olmasıdır. Bu yönüyle dönemin totaliter rejimlerinin Faşist mimarisi veya Nazi mimarisi öğelerini taşısa da, saçakları gibi bir takım mimari öğleri ile Osmanlı konut mimarisine refarans vermektedir. İstanbul Adalet Sarayı projesi ise her ne kadar modern mimarlığın önemli özelliklerini taşıyan bir yapı olsa bile İkinci Ulusal Mimarlık Akımı’nın örnekleri içinde de gösterilmektedir ve de bu dönemin de en son uygulanmış örneği olarak kabul edilmektedir.

Doğan Erginbaş, Ömer Güney ve İsmail Utkular’ın ortak tasarladığı bir proje olan ve Şişli’de yer alan İstanbul Radyoevi (1945) bu akıma örnek başka bir yapıdır. İkinci Ulusal Mimarlık Akımı’nın en önemli özelliklerinden olan simetri kullanımı ve anıtsallık kavramlarına en iyi yansıtan iki örnek mevcuttur. Bunlarda ilki mimar Doğan Erginbaş ve İsmail Utkular’ın tasarladıkları ve 1954 ile 1960 yılları arasında inşa edilmiş olan Çanakkale Şehitleri Anıtı’dır. Dönemin stili ile inşa edilmiş ve bu örnekler arasında en tanınmış olanı ise Emin Halid Onat ve Ahmet Orhan Arda tarafından tasarlanmış olan 1944 ile 1953 yılları arasında inşa edilmiş olan Mustafa Kemal Atatürk’ün kabrinin yer aldığı Anıtkabir’dir.


Etiketler:
Bu Wiki'yi Faydalı Buldunuz mu ?
Hayır 0
Okunma: 17
Önceki: Uluslararası Tarz (İsviçre üslubu)
X
X